1. Abdülmecid Dönemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1. Abdülmecid Dönemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Şubat 2008 Pazartesi

1. ABDÜLMECİD DÖNEMİ(1839-1861)

1. ABDÜLMECİD'İN TUĞRASI

1. ABDÜLMECİD DÖNEMİ(1839-1861)

MİMARİ ESERLER:
Sultan 1. Abdülmecid zamanında yaptırılan mimari eserler:
Dolmabahçe Sarayı->RESİM İÇİN TIKLAYIN
Dolmabahçe Camii->RESİM İÇİN TIKLAYIN
Beşiktaş Küçük Mecidiye Camii,
Fatih Hırka-i Şerif Camii->RESİM İÇİN TIKLAYIN
Humus Ulu Camii,
Fuat Paşa Camii ve Türbesi,
Ortaköy Camii,
Küçüksu Kasrı,
Mecidiye Kasrı

1. ABDÜLMECİD DÖNEMİ(1839-1861)

ISLAHAT FERMANI:
Islahat Fermanı, 18 Şubat 1856'da yayınlanan Osmanlı Tarihi'nin en kötü sayılabilecek fermanıdır. Temel olarak Tanzîmât Fermanı hükümlerini tekrarlayan, onları açıklayan ve genişleten bir fermandır.Aralarındaki en büyük fark Tanzimat Fermanı'nın Osmanlı Devleti'nin kendi isteğiyle yayımlanmış olması, Islahat Fermanı'ın ise yabancı devletlerin istekleri doğrultusunda yayımlanmış olmasıdır.

İngiltere, Fransa ve Avusturya Kırım Savaşı sonlarına doğru Hristiyanlarla Müslümanlar arasındaki farklılıkların her alanda ortadan kaldırılmasını öngören bir fermanı sultanın yayınlamasını, barış için ön şart koşmuşlardı.
Paris Antlaşması görüşmeleri sürerken, müttefiklerin bu istekleri I. Abdülmecit tarafından yerine getirildi ve Islahat Fermanı ilân edildi.

Fermanın içeriği:
Hristiyanlara Bedel-i Nakdi (Bedelli askerlik) hakkı tanındı
Vergiler herkesin gelirine göre toplanacaktı.
Mahkemeler herkese açık olacak, herkes kendi inancına göre yemin edecekti.
Gayri müslimler devlet memuru olabilecekti
Gayri müslimlere kendi okul, kilise ve hastanelerini açma hakkı verilecekti.
Herkes din ve inancında özgür olacak
Hristiyanlar da il genel meclislerine seçilebilecek.

Sonuçları:
Islahat Fermanı ile azınlıklara geniş haklar vererek onları müslüman halk ile kaynaştırmak isteyen Osmanlı Devleti yönetimi amacına ulaşamamıştır.

1. ABDÜLMECİD DÖNEMİ(1839-1861)

TANZİMAT FERMANI:
3 Kasım 1839'da okunan Tanzimat Fermanı, Türk tarihinde demokratikleşmenin somut ilk adımıdır. Aslen II. Mahmut döneminde planlanmasına rağmen, II. Mahmut'un ölümünün ardından oğlu Abdülmecit döneminde dışişleri bakanı Mustafa Reşit Paşa tarafından okunmuştur.Gülhane Parkı'nda okunması nedeniyle Gülhane Hatt-ı Hümayunu veya Tanzimat-ı Hayriye de denir.

Bu fermanla devlet kendisini yenilemesi gerektiğini söylemiştir. Fermanda yer alan başlıca konular:
Tüm vatandaşların can ve mal güvenliğinin sağlanması,
Yargılamada açıklık,
Vergide adalet,
Erkeklere dört yıl mecburi askerlik,
Rüşvetin ortadan kaldırılması olmuştur.

Bu ferman sayesinde padişahların yetkileri meclislere ya da kişilere devredilmiştir. Buradaki amaç, iktidarı saraydan alıp bürokrasiye vermek ve devlet yönetiminde merkezileşmeyi sağlamaktı. Fermanda verilen bütün sözlerin tamamen yerine getirilememesine rağmen bu çabalar, çağdaşlaşmaya ve cumhuriyet fikrine önayak olmuştur.
Tanzimat Fermanı'nın okunmasından I. Meşrutiyet'in ilanına kadar geçen dönem, Osmanlı tarihinde Tanzimat Dönemi olarak anılır.

1. ABDÜLMECİD DÖNEMİ(1839-1861)

KIRIM SAVAŞI:
Tanzimat Fermanı, Osmanlı Devleti içinde gerektiği ilgiyi görmese de, Avrupa'da ses getirdi. Bu sıralarda, Tuna boylarında ilerlemeye başlayan Rusya, Osmanlı topraklarına son vermek ve bu toprakları Avrupalı devletler arasında pay etmek istiyordu.

Ayrıca Rusya, Osmanlı Ortodokslarının haklarının kendisine bırakılmasını da istiyordu. Ancak Rusya'nın hesabı tutmadı. İngiltere ve Fransa bu planı kabul etmeyerek, Rus saldırısı karşısında Osmanlı Devleti'nden taraf oldular. Ruslar, İngiliz ve Fransız kuvvetlerinden destek alan Osmanlı kuvvetleri karşısında yenilgiye uğradılar ve Sivastopol ele geçirildi (1855).

Osmanlı Devleti karşısında uğradığı yenilgiler yüzünden intihar eden Rus Çarı Birinci Nicolay'ın yerine tahta geçen Çar İkinci Alexander, barış istemek zorunda kaldı. 1856 yılında yapılan Paris Antlaşmasına göre; Osmanlı Devleti bir Avrupa devleti sayılacak, toprakları Avrupa devletlerinin kefaleti altında olacaktı. Karadeniz'de her iki tarafın da savaş gemileri bulundurulmayacaktı. Taraflar aldıkları yerleri birbirlerine geri vereceklerdi.

1. ABDÜLMECİD DÖNEMİ(1839-1861)

HAYATI:
Sultan Birinci Abdülmecid 25 Nisan 1823 günü doğdu. Babası Sultan İkinci Mahmud, annesi Gürcü Bezm-i Alem Valide Sultan'dır. Annesi Gürcüdür. Sultan Birinci Abdülmecid, babasının arzusu yönünde bir eğitim ve terbiye gördüğü için ıslahatçı fikirlere sahipti. Batı alemine karşı hayranlık besliyordu. Babasının vefatı üzerine, henüz 17 yaşında iken Osmanlı tahtına oturdu. Devletin ilerleyişi için Avrupayi hayat tarzının ülke çapında yaygınlaştırılmasını istedi. Saltanatının henüz dördüncü ayında ilan ettiği Gülhane Hatt-ı Hümayunu sebebiyle Tanzimat Dönemi padişahı olarak şöhret bulmuştur.

Sultan Birinci Abdülmecid batılı yazarların takdir ve sevgiyle andıkları bir padişahtı. Adil, merhametli, ıslahatçı, yenilikçi bir insan olan Sultan Birinci Abdülmecid, çok genç yaşlardan itibaren içki kullanmaya başladı. 25 Haziran 1861 tarihinde 39 yaşında iken İstanbul'da veremden dolayı vefat eden Sultan Birinci Abdülmecid, Yavuz Sultan Selim'in türbesi yanındaki mezarına defnedildi.

Sultan İkinci Mahmud, ölüm döşeğinde iken, Osmanlı Devleti'ne karşı ayaklanmış olan Kavalalı Mehmed Ali Paşa Osmanlı kuvvetlerini Nizip'te yenilgiye uğratmıştı. Sultan Birinci Abdülmecid böyle karmaşık bir ortamda tahta çıktı. Mısır Sorunu, Rus donanmasının Hünkar İskelesi Antlaşmasına uyarak İstanbul'a gelmesi üzerine bir Avrupa sorunu haline geldi.

Başta İngiltere, Avusturya, Prusya ve Rusya olmak üzere Avrupalı devletler, Osmanlı Devleti ile Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa arasındaki Mısır Sorununu çözmek için bir konferans düzenlediler. Avrupa Devletleri Mısır'da güçlü bir yönetim istemiyorlardı. Kavalalı Mehmed Ali Paşa'ya karşı Osmanlı Devleti'nin tarafını tuttular ve bu ortamda Londra Sözleşmesi imzalandı (1840).

Buna göre; Mısır Osmanlı Devleti'ne bağlı kalacak, ancak yönetimi Mehmed Ali Paşa ve oğulları yürütmeye devam edecekti. Mısır 80.000 altın vergi ödeyecekti. Suriye, Adana ve Girit tekrar Osmanlı yönetimine bırakılıyordu.

Hünkar İskelesi Antlaşması'nın süresi bitince, Londra'da bir yeniden bir konferans düzenlendi (1841). Toplantıya Osmanlı Devleti'nden başka Rusya, Fransa, İngiltere, Prusya ve Avusturya katıldı. Konferansta alınan kararlara göre, Boğazlarda egemenlik hakkı Osmanlı Devleti'ne ait olacak, ancak barış döneminde hiçbir savaş gemisi boğazlardan geçmeyecekti.

Bu antlaşma ile Fransa ve İngiltere Akdeniz'deki güvenliklerini sağlamış oluyorlar, Osmanlı Devleti'nin boğazlar üzerindeki kayıtsız şartsız haklarına kısıtlama geliyordu. Rusya ise Hünkar İskelesi Antlaşması ile boğazlar üzerinde sağladığı üstünlüğü kaybetmiş oluyordu.